Binaların pencere sınırlarını zarif hatlarla vurgulayan ve eş zamanlı olarak dış yalıtıma destek olan Poliüretan Kartonpiyer cephe profilleri, fonksiyonelliği ve şıklığı bir arada sunar. Günümüz inşaat sektöründe ağır taş işçiliklerinin yerine giderek daha çok tercih edilen bu hafif yapı elemanları, bütçeyi yormayan ekonomik ve kaliteli çözümler üretmek için idealdir. İncelenen tasarımda, pencerenin yan yüzeylerinde kullanılan düz hatlı profiller ile üst kısımdaki kemer formlu taç detayı harmanlanarak cepheye üç boyutlu ve hareketli bir mimari form kazandırılmıştır.
Bu estetik uygulamada, cam çevresinde katmanlı bir çerçeve hissi veren P1454 ve P1458 kodlu söve ürünleri kullanılmıştır. Sistemin zirvesini tamamlayan P2833 motifli taç ise, oval ve kemerli alanın merkezinde göz alıcı bir görsel odak noktası oluşturur. 150-220 kg/m³ düzeyinde yüksek malzeme yoğunluğu ile üretilen, boyut kararlılığı -20 °C / +70 °C aralığında test edilmiş olan bu parçalar, sert mevsim geçişlerine ve direkt güneş ışınlarına karşı dayanım performansı sergiler. Poliüretan Kartonpiyer kalitesi sayesinde su emme düzeyi %1'den daha düşük olan bu ürünler yağış kaynaklı şişmeye ve boya dökülmesine dirençlidir; çürümeye ve nemden kaynaklanan bozulmaya karşı dayanıklıdır.
Çok hafif bir yapıya sahip olan bu polimer cephe sistemleri, şantiyelerdeki kurulum süreçlerini ciddi anlamda rahatlatarak vakit kazandırır. Kirişlere fazladan yük oluşturmadan, özel formüle edilmiş yapıştırıcılar ve vidalarla doğrudan dış duvara monte edilirler. Eklem noktalarındaki hassas macunlama sonrasında, her türlü su bazlı veya silikonlu dış cephe boyasıyla arzu edilen renge boyanabilen Poliüretan Kartonpiyer tasarımları, doğal taş ve mermer montajlarına kıyasla işçilik süresinde büyük oranlarda tasarruf sağlamaktadır.
İster butik projelerde ister geniş kapsamlı konut ve otel tasarımlarında olsun, bu pratik profiller yapıların değerini artıran bütçe dostu seçenekler sunar. Klasik pencere motiflerini modern üretim kolaylığı ile buluşturan kemerli taç ve söve tasarımları, binaların dış görünümüne prestij katarken yıllar boyunca herhangi bir ekstra bakım gerektirmeden formunu ilk günkü gibi muhafaza etmeyi başarır.